İnsan beyniyle geliştirilen yapay zeka

insan beyni yapay zeka

Toplam iki düzineden fazla sayıda masayla dolu bir oda hayal edin. Her masada basit bir kimlik oyunu oynayan bir kişinin bulunduğu bir bilgisayar var. Oyun, kullanıcıdan birini gösteren veya siyah saçlı veya gözlüklü bir kişiyi tasvir eden bir dizi fotoğrafın seçilmesi gibi temel tanıma görevlerini tamamlamasını ister. Oyuncu bir sonraki resme geçmeden önce kararını vermelidir.

Bunu yaparken de fare ile tıklayarak veya dokunmatik ekrana dokunarak yapmazlar. Bunun yerine, doğru cevabı düşünerek seçerler. Odadaki her kişi bir elektroensefalogram (EEG) kafatası kapağı ile donatılmıştır; her kişiden kafa derisindeki elektrik voltajı aktivitesini izleyen yakındaki bir kayıt cihazına giden bir kablo bulunmaktadır. 

Son zamanlarda yayınlanan araştırmaya önderlik eden Helsinki Üniversitesi’nde araştırma görevlisi Tuukka Ruotsalo, “Çalışmamızdaki katılımcılar tanımak gibi basit bir göreve sahipti. Onlardan başka bir şey yapmaları istenmedi. Sadece beyin sinyaline dayanarak, hedef yüzlerle doğru yüzü tanımlayıp tanımlayamayacağımızı görmek için bir sınıflandırıcı oluşturduk. Katılımcıların resmi gördüğü anda EEG sinyalinden başka hiçbir şey kullanılmadı. ” dedi. Deneyde, toplam 30 gönüllüye sentezlenmiş insan yüzlerinin görüntüleri gösterildi. 

Son yıllarda araştırmacılar daha etkileyici düşünce çeşitliliğini arttırmak için EEG veya fMRI yoluyla toplanan beyin aktivite verilerini kullanıldı. Örneğin, Moskova’daki Nörorobotik Laboratuarı araştırmacılarının beyin aktivitelerini izleyerek insanların hangi video klipleri izlediğini anlamanın mümkün olduğunu gösterdiği yakın tarihli bir çalışmada olduğu gibi.  2011 yılında St.Louis’deki Washington Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, bir kişinin beyninin konuşma merkezinin üzerine geçici elektrotlar yerleştirdiler ve daha sonra kişinin hareket etmek istediği yeri düşünmesini sağlayarak bir bilgisayar imlecini ekranda hareket ettirebildiklerini gösterdiler. Yine başka çalışmalar, beyin verilerinin robotik uzuvları hareket ettirmek veya havada asılı durmak için kullanılabileceğini göstermiştir. 

Ruotsalo, “Çalışmamıza katılan bir grup insandan beyin verilerinin kaydedilmesi için% 90’ın üzerinde doğrulukta performans elde ediyoruz, bu durum neredeyse katılımcıların manuel olarak seçmesini istememizle eşit seviyesinde.” dedi.

Örneğin, Google’ın reCAPTCHA teknolojisini düşünün. Çoğumuz reCAPTCHA’yı, web sitelerinin belirli bir görevi yerine getirmemize izin vermeden önce bot olup olmadığımızı kontrol edebilmesinin bir yolu olduğunu düşünüyoruz. Bir reCAPTCHA’nın tamamlanması, kıvrımlı bir metin satırı okumayı veya bir araba içeren bir seçimdeki her görüntüyü tıklamayı içerebilir. Fakat reCAPTCHA’lar sadece insan olup olmadığımızı test etmekle ilgili değildir; Google’ın görüntü tanıma AI’sını daha akıllı hale getirmek için kullanılabilecek verileri toplamanın çok akıllı bir yoludur. Bir reCAPTCHA resmindeki yol işaretinden bir metin parçasını her okuduğunuzda, Google’ın kendi kendine giden otomobillerinin gerçek dünyayı tanımasına katkıda bulunabilirsiniz.

Piyasada bulunan giyilebilir EEG monitörler artık beyin okuma kulaklıklarından akıllı dövmelere kadar değişen şekillerde kullanıma sunulmaya başlayacak. Şu anda, bu çalışmadaki gibi EEG bir kişinin toplam beyin aktivitesinin sadece küçük bir yüzdesini ölçer. Fakat zamanla bu artabilir.

Naz Demirtaş
1998 doğumlu. Ekonomi bölümü öğrencisi ve ilkokul 3. sınıftan beri eskrim yapıyor. Şu an İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nda İnsan Kaynakları stajyeri. Almanca ve İngilizce biliyor. Sanat, spor ve teknoloji alanlarına ilgi duyuyor.