Uzaydaki çöp sorunu ciddileşiyor

uzay çöp sorunu uzay çöpü çöplüğü

Uzay çöpleri, önemsiz gibi görünse de giderek büyüyen bir sorun haline geliyor. Eğer doğru şekilde önlem alınmazsa uzay yolculuklarını tehlikeye atabilir. Dünyanın etrafındaki yüzen uzay çöplüğü, Ay veya Mars görevleri sırasında astronotların hayatı için tehlike oluşturuyor.

Avrupa Uzay Ajansı’na göre, mevcut durumda 1 mm ila 1 cm boyutunda 128 milyon nesne, 1 cm ila 10 cm boyutunda ise 900.000 nesne gezegenimizin etrafında bulunuyor. Bu nesnelerin birçoğu yaklaşık 28.163 km/s hızla yani bir mermiden 10 kat daha yüksek hızda seyahat ediyor. 

NASA bilim insanı Jack Bacon’un açıklamasına göre, 10 cm büyüklüğündeki bir uzay çöpüyle bir alüminyum parçasının çarpışması, 7 kg TNT patlayıcının patlamasına eşdeğer demek. 

Gezegenimizin etrafında yüzen tuhaf nesneler 

Uzay çöpleri sorununun başlangıcı, Sovyetler Birliği ile ABD arasındaki uzay yarışının da başlangıcına tekabbül ediyor. Daha sonra dünya çapında şirketler ve hükümetler arasında giderek artan uzay yarışı da bu çöplüğün giderek artmasına sebep oldu. Uzay çöplüğünü oluşturan nesneler, hizmet dışı kalan uydular, yanmış roketler, kayıt nesneler ve patlamalar sonucu parçalanan küçük parçalardan oluşuyor. Bu nesneler dikkatlice incelense aralarında cıvata, çöp torbaları, lens kapakları, tornavida gibi çok ilginç nesneler bulunabilir. 

Uzay araçlarının parçaları düştüğünde, yeryüzüne inene veya başka bir parçayla çarpışana kadar yörüngede hareket etmeye devam eder. Ancak bu katlanarak büyüyen küçük parçalar astronotlar için ciddi tehlike arz ediyor. 

Uzay çöplerini nasıl takip ediyoruz?

NASA’nın Yörünge Enkaz Alanı Programı her yıl yörüngede bulunan çöpleri listeliyor. Bu listede genellikle işlevsiz roketler ve eski uydu parçaları ilk sıralarda geliyor. Ayrıca ekip, uzay çöplerinin ortadan kaldırılabilmesi veya büyümenin durdurulması için yaratıcı çözümler geliştirmeye de çalışıyor. Ekip, geniş bir küresel teleskop sistemi kullanarak çöpleri izleyerek tespit ediyor. Küçük nesneleri bile izleyebilen bu teleskoplar sayesinde uzay çöplüğündeki nesnelerin bilgileri verilere kaydediliyor. 

Ancak NASA, uzay çöpleriyle ilgili sorumluluğun yalnızca bir kuruluş veya ülkenin sorumluluğuna bırakılmaması gerektiğini de belirtiyor. 

Sorun daha da kötüleşebilir mi? 

Uzay çöpleriyle ilgili sorunun çözümünde ilk akla gelen uzay araçlarını gönderirken uzaya nesne bırakmamaya dikkat etmek olabilir. Ancak şu anki durumda uzay çöpünün artmasından çok varolan çöplerin azaltılması önemli. 

Yörünge Enkaz Alanı Programı gerçekleştirdiği simülasyonlara göre, önümüzdeki 200 yıllık süreçte 20 cm’den büyük enkazların 1,5 kat, 10-20 cm’lik enkazların 3 kat ve 10 cm’den küçük enkaz parçalarının 20 kat artabileceğini duyurdu. 

Potansiyel bazı çözüm yolları

Pek çok farklı kurum ve ülke bu konuda çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalardan bazıları şu şekilde: 

  • Teksas A&M Üniversitesi’nden mühendislik ekibinin geliştirdiği “Space Junk Slingshot” projesi ,az miktarda yakıt kullanan uzay aracının, uzay çöpleri arasında hareket etmesi fikrinden yola çıkmış. Bir uzay süpürgesi gibi çalışacak olan bu araç, çöplerdeki nesneleri yakalayarak onları Dünya atmosferine doğru fırlatmasıyla çöplerin temizlenmesinin sağlanabileceği düşünülüyor. 
  • Raytheon BBN Technologies tarafından geliştirilen ve NASA tarafından finanse edilen “Space Debris Elimination” projesi, hedeflenen nesneleri alt yörüngeye fırlatmayı planlıyor. Böylece uzay çöplerinin sürüklenmesini arttırarak yörüngeden çıkmalarını amaçlıyor. 
  • Avrupa Uzay Ajansı’nın e.DeOrbit adındaki görevi ise çöpleri zıpkın, mıknatıs, robotik kol gibi araçlarla yakalamayı içeriyor. 
  • Rocket Lab tarafından geliştirilen CubeSail projesi, yörüngece hareket eden enkaz parçalarını alt yörüngelere itmek için sürükleme gücünü kullanmayı planlıyor. 

İnsanların Dünya’dan Ay’a ve diğer gezegenlere ulaşma konusunda büyük hedefleri var. Bu hedeflere gelecekte güvenli bir şekilde ulaşmamız için uzay çöpleriyle ilgili çalışmaların da geliştirilmesi gerekiyor. 

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.