Evrende “teknolojik medeniyetlerin” peşinde

teknolojik medeniyetlerin peşinde

İnsanlığı araştırmaya sevk etmekten alıkoyamayan soru: yalnız mıyız?

Harvard ve diğer kurumlardan gökbilimciler ekibi, yabancı uygarlıkların olması durumunda illa ki bir iz bırakacağını düşünerek gökyüzünü taramak için yeni bir proje üzerine çalışıyor.
Bu araştırmalarda turnusol olan nedir?

Harvard astronomi departmanı başkanı Avi Loeb yaptığı açıklamada uzayda bir yıldız sistemindeki gezegende yaşamın olması durumunda hava kirliliğinin, şehir ışıklarının ve mega yapılar ve uygu sürüleri olabilir diye düşünüyor.

Loeb’in işbirlikçileri, son yıllarda sayısız dış gezegenlerin keşfinin SETI araştırmalarını sarsma potansiyeline sahip olduğunu söylüyor. Açıklamada, Rochester Üniversitesi fizik ve astronomi profesörü ve hibenin birincil alıcısı Adam Frank, “Dünya Dışı İstihbarat Arayışı her zaman nereye bakılacağını bulmakta zorlandı” dedi. “Teleskopunuzu hangi yıldızlara doğrultuyorsunuz ve sinyal mi arıyorsunuz?”

“Şimdi nereye bakacağımızı biliyoruz,” diye ekledi. “Yaşamın oluşabileceği yaşanabilir bölgede gezegenler dahil binlerce dış gezegenimiz var. Oyun değişti.” Yani onların da kafası karışık değerli okurlar.

Çalışmalar nasıl oluyor?

İlk bir çalışma, ekibe göre dünyaya güneş panelleri ve kirletici işaretler için gökyüzünü tarayacak. Dünya’nın ötesinde teknolojik aktivitenin varlığının iki olası göstergesi.

“Dünya’ya en yakın yıldız olan Proxima Centauri, yaşanabilir bir gezegene ev sahipliği yapıyor, Proxima b,” diye açıkladı Loeb. “Gezegenin sürekli gündüz ve gece taraflarıyla gelgit kilitli olduğu düşünülüyor. Bir medeniyet gece tarafını aydınlatmak veya ısıtmak istiyorsa, gün tarafına fotovoltaik hücreler yerleştirecek ve kazanılan elektrik gücünü gece tarafına aktaracaklardı.”
Belirli dalga boylarını arayarak, gökbilimciler bu varsayımsal güneş panellerini yansıtan güneş ışığını tespit etme şansı elde edebileceklerini umuyorlar.

Diğer gezegenlerin atmosferindeki gazları kirletmek de akıllı yaşamın varlığını gösterebilir. Loeb’e göre, farklı bir uygarlık Dünya atmosferine saldığımız soğutucu gazlar gibi “yapay olarak üretilen moleküllerin saptanabilir belirtilerini” gösterecektir.

Kapak görseli: Leon TukkerHathor Industries Headquarters

Umut Cihan Kaygısız
Kendini şöyle tanımlıyor; “Kendimi bildim bileli okumaya meraklıyım. Zamanında kaldığım yurtlarda dahi gecenin 3’ünde kitap sayfaları hışırdattığımı bilirim. Bunlar övünmek için değil! Keza bir teşvik olması için söylüyorum. Yazmak ta okumak kadar her zaman benim bir tutkum olmuştur. Hikaye, tiyatro, roman. Hepsinden zamanında birer enstantane yazmışlığım vardır.’’ Umut Cihan bir zamanlar sosyal medya ile derinden alakadar olmuş ve YouTuber’lık dahi yapmıştı. Sanat, tasarım, teknoloji, edebiyat, sosyoloji vb. dallara ve özellikle de Tarih alanına çok ilgili.