Yüz tanıma sistemine “fake atan” tişört

Her gün yeni şeyler duyup hayrete düşüyoruz. İşte geleceğe dair aklımıza gelmeyecek bir konu daha. Gelişen dünyada görünmez olmak ister misiniz? Bu tişört sizi yüz tanıma teknolojisinde görünmez yapıyor!

Herkesin en az bir defa dahi olsa kulağına gitmiştir. ‘’İzleniyoruz, bizi dinliyorlar” gibi iddialarla illa ki biri karşınıza çıkmıştır. Sıkı durun çünkü bu doğru. Her gün telefonda karşılaştığımız reklamlar “dinlenilmemiz” sayesinde karşımıza daha uygun bir biçimde çıkıyor. Şöyle ki; ikinci el bir araba hakkında arkadaşınızla kısa bir muhabbet döndürdünüz. Yarım saat sonra sosyal herhangi bir platformda ikinci el araba ilanları görebilirsiniz. Konumuza dönelim.

İşte bu verdiğim örneklerin yanı sıra aynı şekilde de izleniyoruz. Tam olarak bilgi sahibi olmasak ta böyle bir durumun varlığı bariz bir şekilde ortada. İşte bunun için Northeastern Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, kumaş üzerine basılan bir resim sayesinde izlenemeyeceğimizi iddia ediyor. Dünyanın dört bir yanındaki devletler vatandaşlarını izlemek için yapay akıllı gözetim sistemlerini kullandığı için, bir gün kendimizi sokakta bunları giyerken bulmamız işten bile değil.

Northeastern’de elektrik ve bilgisayar mühendisliği yardımcı profesörü Xue Lin ve konuyla ilgili yeni bir makalenin ortak yazarı. Normalde, bir sinir ağı görüntüdeki birini veya bir şeyi tanır, çevresine bir “sınırlayıcı kutu” çizer ve o nesneye bir etiket koyar.

Bir sinir ağının sınır noktalarını bularak bir şeyin bir nesne olup olmadığına karar verir. Lin ve meslektaşları Algoritmanın sınıflandırma ve etiketleme sistemini karıştırabilecek bir tasarım oluşturmak için çalıştılar ve başardılar. Bu ilk de değildi. Yapay zekayı ilk kez denemek ve kandırmak için nesneler tasarlanmamıştı. 2016 yılında, ABD üniversitelerinden Carnegie Mellon ve North Carolina, Chapel Hill’deki araştırmacılar, yüz tanıma teknolojisini, takan kişinin yanlış sınıflandırmasına kandırabilecek gözlükler yaptılar. 2017’de ABD’li araştırmacılar, derin sinir ağlarını bir dur işaretini aslında 45mph hız sınırı işareti olduğunu düşünerek birkaç ince grafiti benzeri eklemeyle birleştirdi. 

Bunun yanında tişört hakkında birkaç sorun da doğuyor. Pekala algoritmayı hareketsiz bir biçimde duran ve üzerinde bu tişört olan bir insan için güzel çalışabilir. Ancak günlük hayatta bu şekilde değildir. İnsanlar hareket eder ve tişört üzerindeki desenler kırışır ve kameralar onu tespit edip tabiri caizse ifşa ederler. Bunun için hareketli bir nesneyi de dikkate alarak “transformatör” dediği şeyi kullandılar. Bir tişörtün hareket şeklini ölçmek ve tasarımla eşleştirmek için bir yöntem. Araştırmacılar, bir dama tahtası deseni giyerken yürüyen bir kişiyi kaydettiler ve kişi hareket ettiğinde nasıl kırıştığını doğru bir şekilde haritalamak için tahtanın her bir karesinin köşelerini izlediler. Bu tekniğin kullanılması YOLOv2’ye (Nesne algılama algoritması) karşı tespiti yüzde 27’den yüzde 63’e ve daha hızlı R-CNN’ye (insan algılama a.) karşı yüzde 11’den yüzde 52’ye kadar kaçınma yeteneğini geliştirdi.

Bunun yanında üzücü haber, Lin gerçek dünyada bunu pekte göremeyeceğimizi söylüyor. “Hala gerçek dünyada çalışmakta zorlanıyoruz çünkü algılama algoritması hakkında her şeyi bildiğimiz konusunda güçlü bir varsayım var. Mükemmel değil, bu yüzden burada veya orada sorunlar olabilir.”

Doğruyu söylemek gerekirse araştırmacılar insanların bu algoritmadan kaçmasını istemiyorlar. Lin bunun yerine ekibin nihai amacının sinir ağlarında delikler bulmak olduğunu, böylece gözetim firmalarının insanları tespit etmekten kaçınmak yerine bunları düzeltebileceklerini söylüyor. “Gelecekte, umarım bu sorunları düzeltebiliriz, böylece derin öğrenme sistemleri kandırılamaz.”

Genelde izlediğimiz bilim kurgu filmlerini düşününce bu son cümle de insanı korkutmuyor değil. Peki ya sizce?

Umut Cihan Kaygısız
Kendini şöyle tanımlıyor; “Kendimi bildim bileli okumaya meraklıyım. Zamanında kaldığım yurtlarda dahi gecenin 3’ünde kitap sayfaları hışırdattığımı bilirim. Bunlar övünmek için değil! Keza bir teşvik olması için söylüyorum. Yazmak ta okumak kadar her zaman benim bir tutkum olmuştur. Hikaye, tiyatro, roman. Hepsinden zamanında birer enstantane yazmışlığım vardır.’’ Umut Cihan bir zamanlar sosyal medya ile derinden alakadar olmuş ve YouTuber’lık dahi yapmıştı. Sanat, tasarım, teknoloji, edebiyat, sosyoloji vb. dallara ve özellikle de Tarih alanına çok ilgili.