Gelecekte elektronik cihazlarımızla nasıl etkileşime gireceğiz?

teknolojik cihaz akıllı

Modern zamanların tartışmasız en başarılı elektronik cihazlarından akıllı telefon, işaret parmağımız ve dokunmatik ekran yöntemiyle sıçrama yaptı. İşaret parmakla ekrana dokunmaya dayanan bu yöntem o kadar sezgisel bir kolaylık sağlıyor ki 2007’den bu yana pek fazla değişmeden geldi.

Akıllı telefonlar günümüze kadar pek az değişim gösterse de teknoloji gibi hızla değişen alanda değişmesi kaçınılmaz. Peki gelecekte elektronik cihazlar nasıl olacak? Bu yazıyla elektronik cihazlarla etkileşim şekillerini inceleyerek iyi ve kötü yanlarını göstermeye çalışacağız.

İyi bir etkileşim deneyimini nasıl tanımlanır?

Parmakla dokunma, klavyeyle yazma ve fareyle tıklamanın elektronik cihazlarda tercih edilmesinin pek çok sebebi var. Klavye ile yazabilme, biraz pratik etmeyi gerektirse de oldukça kolay şekilde öğrenilir. Kişi kendi kendine hızlı bir şekilde klavyeye dokunarak yazabilir.

Dokunmatik ekranlar, insanın en doğal iletişim aracı olan parmaklarından başka araç gerektirmemesiyle öne çıkar. Klavyeler ve fareler için ekstra bir cihaza ihtiyaç duyulmasına rağmen dokunmatik ekranlar bunu ekstra gider olmadan sunar. Üçüncü sebep, dokunmatik ekranların çok hassas olması. Belirsizlik olmadan net bir şekilde komutları anlamayı ve gerçekleştirmeyi sağlar. Diğer bir sebep ise, sese duyarsız oluşu. Ekran, dışarıdan gelen gürültüden etkilenmediği için yanılma göstermez.

Dokunma ile etkileşimin faydalarından sonra, ses kontrolü, beyin dalgası gibi yöntemlerle etkileşim konularını da inceleyelim.

Ses kontrolü ile etkileşim

Dokunmatik ekran bahsedilen tüm iyi yanlarının yanı sıra bazı durumlarda kullanılması imkansız olabilir. Araba sürerken, yemek yerken gibi el kullanılmayacak durumlarda ses kontrolü devreye girer.

Ses kontrolü de kullanıcı oldukça sezgisel bir yol sunar. Yazmakta zorlanılan nadir kelimeleri söyleyerek kolayca sonuca ulaşabilirsiniz. Ses kontrolü veritabanı çoğunlukla doğru tahminlerde bulunur.

Ancak ses kontrolü ile gizliliği korumak zordur. Herkese açık bir alanda kullanılması bu açıdan çok zordur. İkincisi, ses kontrolü yüksek sesli alanlarda iyi çalışmaz ve kullanıcının aksanı olması durumunda da yeterli performans gösteremeyebilir. Ayrıca ses kontrolünü, kütüphane, sinema gibi sessizlik gereken mekanlarda kullanamazsınız.

Diğer bir negatif yön ise sesle yazılan metinlerde yanlış yazımların düzeltilmesinin zor oluşu. Hatayı düzeltmek için sesi tekrar kullanamayacağınız için klavye yöntemine dönmek durumunda kalırsınız.

Beyin dalgaları ile etkileşim

Zihinsel fonksiyonlarımız, beyindeki elektriksel uyarıları değiştiren nöronlar tarafından gerçekleştirilir. Bu nöronal aktiveler, elektrotlar tarafından yakalanarak beyin dalgalarını oluşturur.

Beyin dalgalarının gama (aşırı aktif bir beyinle ilgilidir), beta (aktif beyin), alfa (dinlendirici beyin), teta (uykulu durum) ve delta (uyku) olmak üzere 5 yaygın dalga formu vardır.

Beyin dalgaları ile elektronik cihazların kontrol edilebilmesi için ise bazı şartlar gerekiyor. Öncelikle beyin dalgaları karmaşıktır ve cihaza komut göndermek için oldukça sadeleştirilmelidir. İkinci olarak, rahatça takıp çıkarılan bir EEG kaydedici üretmenin ve pazarlamanın zorluğudur. Hem estetik açıdan hoş olmayan bu cihaz hem de birlikte iletken jel kullanılması gerektiği düşününce pek kullanışlı görünmüyor.

Diğer bir negatif yön ise sensörlerin kontrol altına alınması için çok hassas olması gerekiyor. Eğer yeterli hassaslıkta olmazsa, cihaz kontrolü zor olabilir.

Bu gibi sorunlar aşılmadığı sürece beyin dalgalarıyla etkileşim sağlamak öne çıkan bir kullanım yöntemi olamaz gibi görünüyor.

Beyin bilgisayar arayüzü (BCI) ile etkileşim

Beyin bilgisayar arayüzü, birçok kişi tarafından bir elektronik cihazla etkileşime girmenin en fütüristik yollarından biri olarak kabul edilir. Bu teknolojiyle kullanıcı cihazı doğrudan beynine bağlayaran iradesiyle kontrol edebilir.

Beyin bilgisayar arayüzünün en öne çıkan özelliği ise hem gizlilik açısından yüksek koruma sağlaması hem de insan ile yapay zekayı birleştirmesidir. Ancak böyle bir tekniği kullanarak insanların kendini rahat hissetmesi zaman alabilir.

Ekran kalemleri ile etkileşim

Yaratıcı kişiler ve tasarı

Özellikle yaratıcı kişiler ve tasarımcılar tarafından tercih edilen ekran kalemleri, parmaklarınız kirli olduğunda veya çizim yapmak gibi durumlarda çok kullanışlı olabilir. Ancak sürekli şarj etmek zorunda olduğunuz ekstra bir aracın kullanışlı olduğunu söylemek zor.

Göz kontrolüyle etkileşim

Özellikle kullanıcıların fiziksel yeteneklerinin sınırlı olduğu özel durumlarda kullanılan gözle izleme yöntemi göz hareketleriyle komuta edilir. Ancak engelli kullanıcılar dışındaki kullanımlar için pek işlevsel olduğu düşünülmüyor. Öncelikle, göz kontrolünü sağlamak zordur, göz kırpmaları her zaman bilinçli olarak yapılmaz. Ayrıca kullanıcının uzun süre ekrana odaklanmasına sebep olarak göz rahatsızlıklarına neden olabilir.

Hareket kontrolüyle etkileşim

Kullanım açısından dokunmatik ekran etkileşimine çok benzer olan bu yöntem de ellerle doğal bir etkileşim sağlıyor. Ek olarak jest ve el hareketleriyle anlatma fırsatı kullanıcıya daha geniş alan sunar.

Hareket kontrolüyle iletişim, özellikle sanal gerçeklik ve arttırılmış gerçeklik teknolojiyle birleştirilebilir oluşuyla önemli sayılabilir.

Bu olumlu yönlere rağmen, hareket kontrolü yöntemi de elle dokunma gibi araba sürerken veya yemek yerken kullanılamamasıyla dezavantaj oluşturuyor.

Kas sinyal algılama ile etkişim

Kas kasılmasında üretilen küçük elektrik sinyallerinin tespitine dayanan bu son yöntem, genellikle gözden kaçırılmıştır. Aslında oldukça umut vadeden bu yöntem, tüm vücuttan kas sinyallerini algılayabilen akıllı kıyafetler veya akıllı eldivenler gibi giyilebilir teknolojilerin gelişmesiyle daha da popüler hale gelebilir.

BCI gibi müdahaleci olmadan zihinde kontrol etkisi yaratabilme bu yöntemin öne çıkmasını sağlıyor. Ancak yine de gelecekte ne kadar hayatımızda olacağı tartışılır.

Gelecekte nasıl olucak?

Çoğu teknoloji şirketinin ana hedefi, kullanıcının gerçekten ne istediğini anlayabilen bir cihaz sunmaktır. Bu hedefe ulaşmak için kullanılacak yöntemin seçimi için yapay zeka kullanımı büyük önem taşıyor. Özellikle tek bir yöntem yerine yöntemlerin birbiriyle birleştirilerek kullanılması akıllıca olabilir.

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.