SAGA Uzay Mimarları ekibi Kuzey Kutbu’nda inşa edilen Ay habitatında üç ay yaşayacak

SAGA uzay mimarları ekibi

SAGA Uzay Mimarları ekibinin CEO’su Aristotelis ve kurucu ortağı Karl-Johan Sørensen, üç ay boyunca Kuzey Kutbu’ndaki 600 m³’lük bir izolasyon bölgesinde yaşayacak.

İlk etapta kulağa koronavirüs karantinası için yapılan bir şey gibi gelse de, bu aslında bilim için gerçekleştirilen bir görev olacak. SAGA Uzay Mimarları, astronotların uzun dönemli Ay görevlerinde yaşayacakları benzer durumlarda hayatta kalıp kalamayacaklarını kendilerinin inşa ettiği yaşam alanında test etmeyi planlıyor.

Uzay psikoloğu Konstantin Chterev ve SAGA Uzay Mimarları CEO’su Sebastian Aristotelis, uzay yaşamının geleceği ve mimarinin ekstrem koşullarda nasıl gelişim göstereceğini yorumladı.

Mimarinin uzayda neler sunması gerekiyor?

Ekibe Kuzey Kutbu’nda 3 aylığına yaşam alanı olacak olan Lunark, Japon origami tekniklerine dayanan kıvrım sistemden oluşuyor. Güneş panelleri ile çalışan habitat, Kuzey Kutbu’nun donma sıcaklıklarına dayanım gösteriyor. Bunun yanı sıra 3B sistemle oluşturulduğu için değiştirilmesi gereken parçalar kolayca yenilenebilir.

Habitatin yeniliği ise içinde yaşayanların psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış olması. Uzun süreli uzay görevlerinde, astronotların sürekli aynı yerde olmalarının getirdiği monotonluk psikolojilerinde önemli bir sorun oluşturur. Bu sorunları azaltmak için Lunark habitatı, tipik uzay aracının gri ortamına yenilik getirmeyi amaçlıyor. Sistem, vücudun doğal sirkadiyen ritimlerini arttırmak için hava simülatörü gibi özelliklere sahip.

Uzay yaşam alanları için çalışan mimarlar, görüşlerinin uzay hayatına yönelik yaklaşımlara karşıtlık oluşturduğunu düşünmüyor. SAGA Uzay Mimarları CEO’su Sebastian Aristotelis, bu konuda mühendislerle birlikte çalıştıklarını belirterek, “Geleneceksel mühendislik problemlerine mimari bakış açısıyla öneriler sunmak avantaj sağlıyor. Mimarların yaptığı, uzay yaşam alanlarının kullanıcı üzerine kafa yormak. Her zaman insan odaklı tasarımı düşünüyoruz.” diyor.

Uzay yaşam alanları tasarlamanın zorluğundan da bahseden Aristotelis, önceki Mars çalışmasından örnek vererek, Dünya benzeri koşulları yeniden yaratırken, sert rüzgarlar, ince atmosfer gibi uzay şartlarına karşı durmanın büyük önem taşıdığını söylüyor.

Mesele sadece hayatta kalmak değil 

Uzmanlar, uzay yaşam alanlarında insanların sadece hayatta kalmalarını değil refahlarının iyi seviyede olmasını istediklerini söylüyor. Bu yaklaşım sadece habitat tasarımını değil insanların yalnız yaşama zorluklarıyla başa çıkmalarını önemsemeyi de gerektiriyor. 

Astronotları Ay’da mutlu etmenin zorluklarından biri de, Ay’ın oldukça özelliksiz olması. Havanın olmaması ve Ay’da geçirilen 1 gecenin 14 dünya günü sürmesi durumu zorlaştırıyor. Bunun için ortalama 24 saatlik sirkadiyen ritim tutturmak psikoloji için önem taşıyor. SAGA tasarımı uzay yaşam alanında yer alan ışıklar, uyku zamanı geldiğinde turuncudan karanlığa geçer, gündüz olduğunda ise güneş gibi ışıldar. Ayrıca değişen hava koşullarının simüle edilmesi de monotonluğu kıran etmenlerden. 

Bu konuda uzmanlar, “Sadece olumlu uyarıma değil, aynı zamanda olumsuz uyarıma da ihtiyacımız var. Değişim önemli. Sıcak günü hissetmek için soğuk güne ihtiyacımız var.” diyor. 

Uzay psikoloğu Konstantin Chterev, yaşam alanlarına doğal unsurları dahil etmenin de psikoloji açısından önemli olduğunu belirtiyor. Dikey bahçe, yosun sistemi gibi sistemler ekleyerek süreci olumlu etkilemeyi umuyorlar. 

Herkes için uzay mimarisi

Aristotelis, “Sadece astronotların değil sivillerin de uzaya yolculuk yapacağı bir gelecek için çalışıyoruz” dedi. Bu, NASA’nın ve diğer uzay ajanslarının sadece eğitimli, özenle seçilmiş astronotlar için değil herkes için tasarlanması anlamına geliyor. 

Aristotelis ve kurucu ortağı Karl-Johan Sørensen Kuzey Kutbu’ndaki habitatta üç ay yaşayacaklar. Bu süre zarfında dünyanın geri kalanıyla iletişimleri kesilecek ve yaşayacakları durumlarla başa çıkmaları gerekecek. 

Aristotelis, bu deneyimin, uzay görevinde önemli mimari unsurlar hakkında onları zenginleştireceğini düşünüyor. Bu deneyim sayesinde, uzay yaşam alanlarının, aydınlatma, sirkadiyen ritimler, sesler gibi ögelerine daha hakim olacakları öngörülüyor. 

Sırada ne var?

SAGA, Kuzey Kutbu deneyimi için üzerinde çalıştığı prototipi bitirme ve inşa etme aşamasında. Önümüzdeki aylarda gerçekleşecek deneyim için iç mekan tamamlanarak izolasyon süreci başlayacak. Ekip, tasarımlarının uzaya çıkabileceğini ümit ediyor. 

Meriç Özadak
Meriç Özadak, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema ve Televizyon lisans ve Next Akademi yüksek lisans mezunudur. Video ajansı vidyozz'un kurucusudur.