Sanal gerçeklik (virtual reality VR) nedir?

sanal gerçeklik vr nedir?

İnsanlar dünyaya geldiklerinden beri çeşitli alanlarda onlarca soru sormuş ve bu konularda meraklar duymuşlardır. Bu meraklar sayesinde ilerleyebilmiş ve medeniyetler kurup aslında hayallerin bile ötesinde bir dünya inşa etmeye girişebilmişlerdir. Mevcut dünyanın ve gerçekliğin sınırlarında dolaşmış ve bu gerçeklik ile ilgili yeterince tecrübe kazanmışlardır. İşte bu noktada mevcut gerçekliğin üstüne çıkarak, sanal gerçeklik kavramı ortaya çıkmıştır. Virtual Reality yani Türkçe’ye sanal gerçeklik olarak çevirdiğimiz bu teknoloji bize oldukça heyecan verici bir deneyimin kapılarını aralıyor. 

Sanal gerçeklik uzun süredir insanların ilgisini çeken önemli teknolojik gelişmelerden biri. Sanal gerçekliğin meydana gelmesini sağlayan en önemli şeylerden birisi yaşadığımız gerçeklik dışında gerçeklikleri yaşayabilme arzusudur. Aslında içinde yaşadığımız gerçekliğe kendi eklemelerimizi yaparak ya da kendi sınırlarımızı zorlayabildiğimiz kadar zorlayarak yeni ortamları üretmek düşününce insanlar için oldukça heyecan verici ve merak uyandırıcı duruyor. Sanal gerçeklik bizler için belirlenimlerimizden kurtulup, özgür olduğumuz bir alanın kapısını açıyor. Ve elbette teknolojinin gelişmesi, sanal gerçeklik kavramının ekmeğine bal sürüyor ve daha da leziz bir hale geliyor. Sanal gerçeklik on yıllar önce “Sensorama” isimli bir cihaz olarak karşımıza çıktı. Morton Heiling adlı bir multimedya uzmanının elinden çıkan bu cihaz görme, işitme, duyma ve dokunma duyularımıza hitap edecek şekilde tasarlamıştı. İnsanların sinema ya da tiyatro deneyimini daha iyi bir şekilde deneyimlemesini hayal eden Morton, Sensorama cihazına 3B stereoskopik görüntü, stereo ses çıkışı, vücut sarsmak için mekanizmalar ve koku salınımı yapacak cihazlar yerleştirmişti. Bu şekilde aslında her anlamda duyularımıza hitap edebilen bu cihaz, bize daha gerek bir hissiyat sunabilecekti.

Morton ’un çalışmaları ile başlayan Sanal Gerçeklik çalışmaları zaman içinde çeşitli öncüleri ile günümüzde daha başarılı bir yere ulaştı. Geçmişteki çalışmalar ile günümüz çalışmaları göz önüne alındığında elbette bugün yapılan sanal gerçeklik cihazlarında konfor daha çok ön planda. 

Sanal gerçeklik kişilere farklı alanlarda deneyimler sunuyor. Örneğin sanal gerçeklik oyunları kullanıcıların oyuna daha iyi adapte olabilmesi ve kendilerini oyun içinde hissederek, daha etkin bir oynama deneyimleri yaşamalarını sağlıyor. Sanal gerçeklik gözlükleri sayesinde insanlar bulundukları ortamda başka ortamlara gezintiye çıkabiliyor ve sanal dünyalar içerisinde dolaşabiliyorlar. Sanal gerçeklik bu anlamda bizler için tam olarak gerçeklikten farklı ve tıpkı gerçeklik gibi algılayabileceğimiz bir ortam sunuyor. Üstelik bu gerçekliğin tasarımcıları biziz ve bu sanal ortamı dilediğimiz gibi şekillendirebiliyoruz.

Sanal gerçeklik ile ilgili yapılan çalışmalar elbette zihnimizi başka bir boyuta taşıyabilecek kadar iyi konumda olsalar da bu çok basit bir olay değil. İnsan zihni ayırt etmekte zorlanabileceği gerçeklikler için de kalsa da kimi zaman sanal simülasyonlar kişilerde farklı tepkilere sebep olabiliyor. Örneğin günlük hayatta dengemizi sağlayabileceğimiz bir denge unsuruna sahibiz. Ancak burnumuzun ucunu bile göremediğimiz bir sanal gerçeklik, dengemizi kaybetmemize ya da baş dönmesi yaşamamıza neden olabiliyor. Bu sebeple sanal gerçeklik çalışmaları, yapay zekâ ya da makineler ile beraber çalışmalar yürütse de işin sağlık boyutu da sürekli olarak gözetilmesi gereken olgulardan bir tanesi. Kısa süreli oyunlar ve kısa süreli tecrübeler şimdilik üstesinden gelinebilir ufak sorunlar meydana getirse de daha uzun süre sanal gerçeklik ortamlarında bulunmak bizler için çeşitli sağlık sorunlarına da yol açabilir. Ancak tüm bunların yanında sanal gerçeklik teknolojisi insanlara özgür ve yeni bir deneyim sunmak ile oldukça ilgi çekici bir konumda bulunuyor.