Sanal gerçeklik teknolojisi koronavirüs sayesinde yükselişini arttırdı

sanal gerçeklik

2020 yılında pandemi sırasında güvenli, erişilebilir deneyimler sunan sanal gerçeklik teknolojisi talebinde önemli bir artış olduğu görülüyor. Ziyaretçi merkezleri kullanıcılarına VR seçenekler sunmaya ve Google Sanat ve Kültür uygulaması aracılığıyla çevrimiçi koleksiyonlara erişim sağlamaya başladı. Bu teknolojiler sayesinde Sicilya’da Valle dei Templi’nin antik tapınaklarında yürüyüş turuna çıkabilir veya New York sokak sanatı sergisini ziyaret edebilirsiniz.

Eğlence ve kültür sektörünün yanı sıra alışveriş merkezleri ve emlakçılar da bu teknolojiyi hizmetleri arasına soktu. Koronovirüs salgınının turizmi büyük ölçüde zarar uğrattığı şu günlerde bu gibi seçenekler piyasayı hareketlendirmek için tek yol olarak görülüyor.

Amerikalı R&B yıldızı John Legend, yeni albümü Bigger Love’ı tanıtmak için sanal gerçekliği kullanarak bir performans gerçekleştirdi. Rapçi Travis Scott ise, Nisan ayında Fortnite video oyununda benzer bir şey yaptı ve 12 milyondan fazla izleyici çekti.

İngiltere’nin önde gelen müzik festivali de Glastonbury de 3-4 Temmuz tarihlerinde sanal bir festival planlayarak pandemiyi fırsata çevirenlerden. Fatboy Slim ve Carl Cox gibi sanatçılar da dahil olmak üzere çeşitli sanal sahnelerde çalacak olan 50’den fazla müzik etkinliğinin bu festivalde yer alması bekleniyor.

VR etkinliklerine ulaşmak için hızlı bir internet bağlantısına, bir kulaklığa ve bilgisayar veya akıllı mobil cihaza ihtiyaç duyulması erişilebilirliği kısıtlıyor. Gelecekteki piyasa tahminlerine göreyse VR teknolojisi için donanım cihazların fiyatları önümüzdeki üç yıl içinde on kat artacak.

Sanal gerçeklik distopyası

Sanal gerçeklik deneyimlerinin gerçek hayat aktivitelerinin yerini alıp alamayacağı tartışmaları da sürüyor. Bir yandan, dijital oyun ve sanal dünyalar bağlamında, VR teknolojileri bireyler için önem taşıyor ve genellikle günlük yaşamın kısıtlamalarından bir kaçış sağlıyor. Covid-19 sırasında Second Life gibi sanal dünyaların yeniden canlanması, bir kulüpte dans etmekten yoğun bir şehirde yürümeye kadar bir topluluk hissini ve çeşitli sosyal etkileşimleri nasıl sağlayabileceklerini gösteriyor.

Öte yandan ise, VR teknolojileri sadece yaşamın çok yönlü duyusal deneyimlerinin soluk bir taklidini sunuyor. Ayrıca arama motorları ve sosyal medyada bulunan gizlilik ve gözetim ile ilgili sorunları bu teknolojinin problemleri olarak sayılabilir.

COVID-19 sonrası toplumda, VR’yi günlük yaşamlarımızda giderek daha fazla kullanma ihtimalimiz yüksek. Bu sanal ürünleri geliştiren kuruluşlar ve bu endüstrileri denetleyen kurumlar ise bunun bir tür distopyaya dönüşmemesini sağlamakla yükümlüler. Sonuçta evde yaşamın çoğunu, mahremiyet olmadan, kültürel deneyimlerin dokunuşunun ve kokusunun önemini unutarak deneyimleyebiliriz.

Bu gibi sebeplerle VR’nin tam potansiyelini gerçekleştirmesi için, tehlikelerin farkında olmamız gerekiyor.

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.