Salgın döneminde bize yardım edebilecek kurgusal evren nerede?

metaverse sanal evren

COVID-19 salgını bize daha önce gerçekliği tecrübe etmediğimiz yeni deneyimler sundu. Bunun en önemlisi evden veya uzaktan çalışma sistemi. Pek çok insan bu düzenin yeni normal koşulları oluşturmasından korkuyor, önümüzde muhtemel yeni salgınların olacağından da şüphe yok. İş arkadaşlarımızla, yakın arkadaşlarımızla veya ailemizle sanal olarak etkileşim kurmaya devam ettikçe yüz yüze iletişimin ne kadar önemli olduğunu da fark etmeye başlıyoruz.

Herkesin hemfikir olduğu sonuç ise e-posta, sosyal medya veya görüntülü sohbet teknolojilerinin gerçek iletişimin yerini dolduramayacak olması. Bu sonuç pandemiden önceki normal hayatımıza dönmek için neden bu kadar istekli olduğumuzu da açıklıyor. Peki neden teknolojik çözümler bu sorunları çözemiyor? Bunun cevabı “metaverse” olabilir.

Metaverse: Kurgusal evren

Yaklaşık 30 yıl önce Neal Stephenson, yayınladığı bilimkurgu kitabı “Snow Crash” ile “metaverse” kavramını ortaya koydu. İnsanları daha zengin bir zihinsel deneyim için gerçek hayatların acımasız gerçeklerinden kaçmaya izin veren 3D sanal gerçeklik olarak bilinen metaverse kavramı, kurgusal evren olarak da biliniyor.

1990’lı yıllarda internet kullanıcıları, kurgusal evren olarak e-posta, sohbet odaları ve web bağlantılarının ilk sürümlerini deneyimledi. Aslında 1990’ların internet teknolojisi bize bir metaverse’in nasıl olabileceğinin ilk sinyallerini vermişti. Çok Kullanıcılı Simüle Halüsinasyon (MUSH) yazılımı, düzinelerce kişinin aynı anda merkezi bir sunucuya bağlanmasına ve kullanıcıların diyaloga girebileceği dünyaları deneyimlemesini sağladı. Örneğin, BioMOO dünyası, biyologların bilimsel fikir alışverişi ve etkileşimi için sanal bir alan sağlamak amacıyla kurulmuştu. Her ne kadar basit olsa da, birçok MUSH örneği erken internet kullanıcılarına insanların sanal olarak yaşayabilecekleri ve etkileşime girebilecekleri “metaverse” için heyecan verici deneyimler sundu.

Kurgusal evren olan “metaverse”in temel konsepti, 1990’lardan bu yana pek değişmedi. Web tarayıcınızı kullanarak girebileceğiniz 3B bir dünya düşünün. İnternet üzerinden salonunuzda sosyalleşebilir, alışveriş yapabilir veya çalışabilirsiniz. Kurgusal evrenlerin amacı arayüzlerinin sezgizel ve kolay olması böylece günün çoğunu zamanı farketmeden geçirebilecek olmanızdır.

Modern bir kurgusal evren özlemini duyduğumuz bireyler arası etkileşimin yerini alabilir mi? Bunun için anahtar kavram, gerçek dünyada yaşadığımız duyuları uyaran sanal bir dünya yaratmaktır. Günlük iletişimde, dokunma ve koku yüz yüze konuşurken elde ettiğimiz işitsel ve görsel ipuçları kadar önemlidir. Peki bu deneyimleri bilgisayar veya akıllı telefonlar aracılığıyla yaşayabilir miyiz?

Kurgusal evrenlerin geleceği

Sanal ortamları yaratmak için gereken teknolojiye sahibiz. Fortnite gibi popüler çevrimiçi oyunlarda sağlananlar gibi video teknolojisi olgunlaşmış ve çoğu kentsel alanda hızlı internet hizmeti sayesinde çok sayıda oynatıcı kolayca işleyebilir. Sanal dünya deneyimlerinde dokunsal deneyimler konusunda da öenmli ilerlemeler kaydedildi. Sanal koku teknolojisi de mevcuttur. Metaverse’in anahtarı, tüm bu teknolojiyi bir araya getirmektir, böylece özlem duyduğumuz gerçek dünya deneyimini kendi evimizin rahatlığında yaşayabiliriz.

Peki bugün metaverse nerede?  

Neden kurgusal evrenin COVID-19 salgını aracılığıyla bize yardım etmesi mümkün değil? Günlük çevrimiçi deneyimlerimiz neden basit e-posta, sosyal medya ve video konferanslarla sınırlı kalıyor?

Bu soruların aslında çok basit bir cevabı var. Pandemi öncesinde okula gitmek, işe giderek çalışmak gibi fiziksel ve zihinsel yorgunluk sebeplerimiz vardı. Günlük yaşantılarımız işe gidip gelme, toplantı ve alışveriş ile doluydu. Gerçek hayatın bu kadar talepkar olduğu ve bizi tükettiği bir dünyada, kurgusal evrene ayıracak ne vaktimiz ne de enerjimiz vardı.

Zoom görüşmelerinin tavan yaptığı, ve bilgi için Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarına güvenin arttığı pandemi dönemi, arayışı içinde olduğumuz “metaverse” için doğru zaman. Kullanımı kolay ve ücretsiz, haberlere erişim sağlayabilen, kullanıcıları birbirine bağlayan ve tüm duyuları harekete geçiren kurgusal evrenin geliştirilmesinin tam zamanı.

Önemli ilerlemeler için kaotik dönemlerin başlangıç noktası olabileceğini biliyoruz. Örneğin, dünyanın ilk tamamen elektronik bilgisayarı ENIAC, 2. Dünya Savaşı’nın ortasında topçu yörüngeleri oluşturmak için geliştirilmişti. Belki de hayatımızın tüm aşamalarında sosyal mesafeyi gerektiren bu salgın, kurgusal evrenin dayanağını sağlayacaktır.

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.