Tık tuzaklarından şeffaflığa: Çevrimiçi dünyanın yeniden tasarımı

tik tuzakları internet

İnternette çoğumuzun karşılaştığı yöntemlerin çoğu birkaç şirketin opak algoritmaları tarafından belirlenir. “Clickbait” olarak bilinen tık tuzakları, sahte haberler gibi insanların ilgisini çekmeye dayalı yöntemlerin hepsi zaman için oluşmuş kandırmacalardır.

Peki çevrimiçi ortamlar, şeffaflığı ve böylece pozitif potansiyeli arttıracak şekilde geliştirilebilir mi?  Max Planck İnsani Gelişme Enstitüsü, Bristol Üniversitesi ve Harvard Hukuk Okulu’ndan bir araştırma ekibi, bu tartışmaya davranış bilimi yönünden yaklaşarak daha demokratik bir internet ortamı için müdahaleler önerdi.

Youtube, Facebook veya Twitter akışınızda ilerlerken videolarda binlerce tıklama ve beğeni olduğunu görüyorsunuz. Her şey gerçeklerle desteklenmiş gibi görünüyor. Ancak tüm bunlar videoyu güvenilir yapıyor mu? Beğeni ve izleme sayısı videonun içeriği, kalitesi veya güvenilirliğine dair ipuçları vermekten ise çok uzak.

Reuters Enstitüsü’nin 2019 yılında yayınladığı dijital haber raporuna göre dünyadaki internet kullanıcılarının %55’i haberleri takip etmek için sosyal medya ve arama motorlarını kullanıyor. Bu veri, kamuoyunun büyük ölçüde çevrimiçi içerikler etrafında şekillendiğini gösteriyor.

Çevrimiçi platformlardaki diğer bir sorun ise haber besleme algoritmalarının kullanıcılara yalnızca önceki davranışlarına dayanan içerikleri göstermesidir. Bu durum kullanıcıların diğer bakış açılarıyla hiç karşılaşmamasına sebep olur.

Çevrimiçi dünya için yeni öneriler

Araştırma ekibinin önerisi, bireysel kullanıcıları çevrimiçi ortamlarda bilinçli ve otonom kararlar vermeleri için güçlendirmeyi amaçlıyor. Çevrimiçi ortamların insan davranışlarına göre tasarlanması güvenilirliği arttırabilir. Ekip, kullanıcıların içeriklerin kalitesinin değerlendirmelerine ve algoritmaların mekanızmalarını anlamalarına yardımcı olmak için bir takım yöntemler belirledi. Davranış bilimlerinden iki yaklaşımdan faydalanarak bu yöntemleri iki ana maddede toparladılar: dürtme ve güçlendirme.

Dürtme, kurallar veya yasaklar koymadan önemli bilgileri vurgulayarak insan davranışlarını yönlendirmeyi amaçlıyor. Güçlendirme ise, insanların karar verme yeterliliğini arttırmayı ve durumları bağımsız şekilde değerlendirebilmelerini sağlamayı öneriyor.

Araştırmacılara göre, içeriklerin mümkün oldukça fazla kullanıcıya ulaşması çok yönlü bir yaklaşım benimsemek için önemli. Örneğin, dürtme yöntemi içeriğin güvenilir kaynaklardan gelip gelmediğini belirtmek için kulanılabilir. Böylece hem kullanıcılar içeriği iyice kontrol etmeye teşvik edilebilir hem de içerik üreticileri gerekli kriterleri karşılamak için çabalayabilir.

Kolektif zeka ve diyalog

Önerilen yöntemlerde Wikipedia bir model olarak alınabilir. Sunulan referansların bilgilerin kontrolünde yardımcı olması kullanıcılar için güvenilirliği arttırır. Twitter kısa bir süre önce bu yönde bir adım attı ve Donald Trump’ın posta oyu konusundaki bir tweet dahil olmak üzere bazı tweetleri kontrol uyarısıyla işaretlemeye başladı.

Araştırma ekibi, diğer kullanıcıların içerik davranışları hakkında ek bilgilerin iletilmesinin de faydalı olacağını savunuyor. Örneğin, “1,5 milyon okuyucudan 4,287’si bu makaleyi beğendi.” Gibi toplam okuyucu sayısına göre beğeni sayısı belirtilebilir. Bir makalede 44.000 tıklama olduğu ancak sonuna kadar yalnızca 3.000 kullanıcının okuduğu bilgisi, daha iyi bir kalite göstergesi sunabilir.

Diğer bir yöntemse, makalelerde referansların eksik olduğuna dair bir uyarı penceresiyle karşılaşması olabilir. Böyle uyarılar, kullanıcıları kaynakları güvenilir olmayan içerikleri yeniden değerlendirmeye itebilir.

Araştırmacıların ortaya koyduğu yöntemler, uzun vadede çevrimiçi okur-yazarlık yetkinliğini arttırmaya amaçlıyor. İnsanların haber platformlarındaki içeriklerin sıralanma şeklini ayarlayabilmeleri gibi seçenekler öne çıkabilir. Başka bir deyişle, kullanıcılara platformların gerçek denetleyicileri olma fırsatı sunulabilir. Bu fırsatlar uzun vadede, kalıpları tanımayı, içeriği eleştirel olarak değerlendirmeyi ve manipülasyonu daha hızlı tanımlamayı öğrenmelerini de sağlar.

Sosyal medyanın etkileşimli doğası, demokratik diyalog ve kolektif zekayı teşvik etmek için kullanılabilir. İnternetin demokratik yapısının güçlendirilmesi içinse katedilecek çok yol var.

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.