Koronavirüse karşı “bağışıklık pasaportları”

koronavirüs pasaportu

Pandemi sonrası hayatla ilgili pek çok senaryo gündeme geliyor. Bu sıralar özellikle ekonomi ile endişelere çözüm önerisi olarak virüsten kurtulmuş kişilere bağışıklık sertifikası verilmesi gündemde.

COVID-19 virüsünden enfekte olmuş ve hastalığı atlatmış kişilere bağışıklık sertifikaları yayınlayan ilk ülke Şili oldu. Almanya ve İtalya’daki yetkililer de bu sertifikaları kullanmayı düşünüyor. ABD’de ülkenin önde gelen koronavirüs uzmanları bile bağışıklık sertifikalarının “belirli koşullar altında bir miktar faydası olabileceğini” belirtti. 

Dünyanın pek çok yerinde, çoğumuzun birkaç ay daha işe veya normal yaşantılarına geri dönememe ihtimali var. Science dergisinde yayınlanan Harvard araştırmacılarının analizi, 2022 yılına kadar aralıklı olsa da sosyal mesafe kısıtlamalarının süreceğini öngörüyor. Ekonomiyi eski haline döndürürken insanların güvende olabilmesi için bu sertifikaları hayata geçirmenin etik olarak doğru olduğu düşünülse de sertifikalar, olumsuz pek çok duruma da yok açabilir. 

Bağışıklık pasaportları, antikor testleri henüz güvenilir olmadığından, COVID-19 ile enfekte olup olmadıklarını bilmek için tanı testi yapan kişilere bağlıdır. Hastalık teşhisi konan ve iyileşen insanlar, bu tür sertifikalar için ilk sıradaki olabilir. Ancak şu anda, dünya genelinde vakaları tespit etmek için yeterli sayıda test imkanı sunabilen çok az sayıda ülke bulunuyor. Ayrıca tanı testi için doktorun emri gerekiyor. Teste erişim güçlüğü, bağışıklık pasaportu edinmenin önünde büyük bir engel oluşturabilir.

Bilim adamları, SARS-CoV-2 antikorlarının varlığının, bir kişinin COVID-19’a neden olan virüse tam veya kısmi bağışıklığa sahip olabileceği anlamına geldiğini düşünüyor. Ama bu bilginin yeni mutasyon geçirmiş bir virüs için kesinliği yok. Bu sebeple hatalı verilen sertifikalar büyük sorun oluşturabilir.

Bağışıklık pasaportları, sağlık hizmetleri, postacılar, marketler, toplu taşıma alanlarda gibi salgın boyunca çalışmak zorunda kalan düşük ücretli işçiler için çalışanlar için çok faydalı olabilir. 

Ancak sertifikaların kötüye kullanımı ve işverenlerin işe almada bu gibi kıstasları göz önünde bulundurması halk arasında tepkiye de yol açabilir. Özellikle sertifikası olan kişiler yaşamlarına devam edebilirken diğerlerinin evde kapalı kalması halk içinde bölünmelere sebep olabilir. 

Belirsiz gelecek için, bağışıklık sertifikaları bir kurtuluş kartı gibi görülebilir ancak olumsuz yönleri düşünüldüğünde devletlerin kararının ne olacağı merakla bekleniyor.

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.