Koronavirüs karantinası şirketleri haftada dört gün çalışmaya yönlendirecek mi?

Ofis

Dünyanın dört bir yanından şirketler, her zamanki dokuz-beş çalışma düzeni dışındaki düzenlemelere uymakta zorlandığında, CEO’lar çalışma şekilleri için farklı modeller düşünmek zorunda kalabilir.

Koronavirüs krizi, giderek daha fazla şirketi uzaktan çalışmaya zorlarken, mevcut kriz atlatıldığında şirketlerin evden çalışma, haftada dört gün çalışma gibi alternatif çalışma biçimlerine daha açık olup olmadığı konusunda sorular ortaya koyuyor.

2017’de dört günlük çalışma şekline geçen Killer Visual Strategies şirketinin CEO’su Amy Balliett, “Şirketlerin uzaktan çalışmaya izin vermemesinin nedeni, çalışana değil sürece olan güven eksikliğinden kaynaklanıyor. Geleneksel çalışma düzenine o kadar alışkınlar ki, süreç değiştiğinde olabileceklerden endişe duyuyorlar. Şirketlerin çoğu mevcut krizde zorlandığı için, bu durum alternatif çalışma şekillerini değerlendirmenin önünü açabilir” diyor.

Haftada dört gün çalışma sistemini benimseyen şirketler, daha az çalışmaya rağmen üretkenliğin azalmadığını ortaya koymuştu.

Yeni Zelanda merkezli şirket olan Perpetual Guardian, çalışanların günde sadece üç saat boyunca gerçekten verimli olduğunu gösteren araştırmaları inceledikten sonra haftada dört gün çalışma sistemine geçti. İlk denemelerden sonra çalışanların işlerinden daha memnun olduğu ve üretkenliğin düşmediği görülünce şirket çalışma düzenini kalıcı olarak değiştirdi. Microsoft ise Japonya’daki ofisinde bu çalışma sistemini denediğinde, üretkenliğin %40 civarında arttığını ortaya çıkardı. Bazı şirketlerse haftada 5 gün çalışmayı devam ettirerek çalışma saatini azaltmayı seçiyor. İsveçli bir şirket, günde altı saat çalışma sistemine geçti ve bunu iş-yaşam dengesini iyileştirmenin bir yolu olarak gördüğünü söyledi.

Perpetual Guardian CEO’su Andrew Barnes, ekonomik hasar büyüdükçe haftada dört gün çalışmanın bazı şirketlerin ekonomik krizde hayatta kalmasına yardımcı olabileceğini söylüyor. Şirketler, çalışma saatlerini azaltarak ödemelerin de azalmasıyla krizden kurtulma ve istihdamı sürdürme şanslarını arttırabilirler. Dört günlük çalışma süreci, işveren ve çalışan arasındaki güveni güçlendirirken, verimsiz meşguliyetleri de ortadan kaldırmasıyla önem kazanıyor.

Koronavirüs karantinaları ise özellikle yöneticilerin evden çalışmayı deneyimlemesi açısından önem taşıyor. Çocuksuz çalışanlar için evden çalışmak daha verimli olabilirken, çocuklu çalışanlar için uyum zorluğu ortaya çıkabilir. Yine de iki durum da, ofiste 40 saat geçirmenin gerekli olmadığını ortaya koyabilir.

Yine de bazı şirketlerin geleneksel çalışma düzeninden kopmak istememesi de mümkün. Bu şirketler, ofisten çalışmaya dönmekten memnun olacakları gibi salgının ekonomik etkilerini anlamlandırmaya çalışırken, evden çalıştıkları süreci suçlayabilirler. Bunun dışında koronavirüs krizinin,uzaktan çalışmanın üretkenliği sağlama konusunda çoğunlukla güvenilir olduğunu göstermesiyle, salgın sona erdiğinde de çalışma saatlerinin nasıl düzenleneceğini göreceğiz.

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.