Karantina sonrası ulaşım şekilleri nasıl olacak?

ulaşımın geleceği

Dünya genelinde karantina uygulamalarının yavaş yavaş kaldırılmasıyla insanlar ofislerine gitmeye, çocuklarını okula götürmeye geri dönmeye başladı. Karantina sonrası yolculuk şekilleri, pandemi sonrasında seyahat biçimlerimizin geleceğinin de belirleyicisi olabilir.

COVID-19 virüsüne maruz kalma korkusu toplumda halen yüksek olduğu için pek çok kişi toplu taşıma araçlarından kaçınıyor. Dünyanın pek çok yerinde karantina başlangıcından beri toplu taşıma kullanan yolcu sayısı ciddi miktarda düşüş gösterdi. İngiltere’de otobüs ve demiryolu kullanan yolcu sayısı karantina öncesine göre %10 seviyelerine düştü. Kişisel araba seyahatleri ise karantina döneminden bu yana istikrarlı bir şekilde arttı. Dünya genelinde toplu taşıma araçlarından uzaklaşıp araba yolculuğuna doğru artan bir talep gözleniyor.

Araba seyahatindeki artış

Karantinadan sonra pek çok ülkede toplu taşımaya ekstra kurallar getirildi. Taşıt kapasiteleri yarıya indirilerek herkesin ulaşması sağlansa da dünya genelinde özel araçlara olan ilgi yoğun şekilde artış gösterdi. Çin’de yapılan bir araştırmada pandemiden önce araba sahibi olmayan kişilerin araba alma fikrine daha yakın olduğu ortaya çıktı. Çin’de metro kullanımı yarıya inerken, Almanya’da araba seyahatleri yüzde 30 oranında artış gösterdi.

Genç nesil kendinden önceki nesle göre araba satın alma fikrine daha uzaktı. Ancak pandemi bu durumu tersine çevirebilir gibi duruyor.

Yürüme ve bisiklete binme de otobüs ve metronun yerini aldı. İngiltere’de bisiklet siparişlerine olan talebin 2 kat arttığı bildirildi.

Aktif seyahat ve kamusal hareketlilik planlarının kısa süre içinde otomobillerle olan rekabette öne geçip geçmeyeceği henüz belirsiz. Ancak otomobillerin artan popülaritesi bile motorlu araçlara döneceğimizi göstermez. Elektrikli arabalar, bisikletler ve scooterların şehirlerde önemli rol oynayacağı öngörülüyor.

Uzun vadeli senaryolar

Volkswagen satış şefi Christian Dahlheim, son zamanlarda arabalara yönelik talep artışının uzun vadeli bir dönüşüm olmayacağını düşünüyor. Dahlheim, “Özellikle büyük şehirlerde toplu taşımacılığın yerinin bireysel taşıtların alması pek mümkün değil.” diyor.

Daha olumlu düşünenler ise şehirlerde gerçekleşecek değişimin daha kalıcı dönüşümlere ilham vereceğine inanıyor. Araç trafiğine kapalı yollar ve artan bisiklet şeritleri gibi yaya öncelikli kararlar öne çıkabilir. Sosyal mesafe sebebiyle toplu taşıma kapasitesinin sınırlandırılması, elektrikli bisikletler ve scooterlar için olumlu gelişmeler yaratabilir.

Durumu olumsuz yönünden ele alanlar ise otobüs ve demiryollarının özelleştirileceğini, araç kullanımının en üst seviyeye çıkacağını düşünüyor. Bu senaryoda trafik artışı ve park etme zorluklarıyla karşı karşıya kalacağımız düşünülüyor.

Öngörülen senaryolardan hangisiyle karşılacağımızı söylemek için henüz çok erken ancak salgın ortamı bize kentsel alanları yeniden inşa etmek için eşsiz bir fırsat sunuyor.

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.