COVID-19’un gelecekteki ulaşım yöntemleri ve caddeler üzerindeki etkisi

toplu taşımanın geleceği
Pandemi sonrası toplu taşıma nasıl olacak?

COVID-19 salgını sebebiyle artan sosyal mesafe uyarıları ABD’de toplum taşıma kullanımının hızla azalmasına yol açtı. Toplu taşıma sorunları üzerine bir Los Angeles merkezli sivil toplum kuruluşu olan MoveLA’nın yöneticisi DennyZane ve iletişim yöneticisi GloriaOhland ile pandeminin toplu taşıma üzerindeki etkisini sorular üzerinden değerlendirdi.

Los Angeles’ın ulaşım hattını oluşturan LA Metro, içinde bulunduğumuz duruma ne kadar uyum sağlayabiliyor?

GloriaOhland:İnsanlar, tekrar ofisten çalışmaya başladıklarından hala çok temkinli olacaklar. Metro kullanmak zorunda olanlar ise metroyla ulaşımını sağlamaya devam edecek. Bu açıdan LA Metro’nun hizmetini azaltmamış olması çok olumlu. Ayrıca otobüs, tren ve istasyonlara dezenfektan koymakla oldukça iyi adımlar attılar.

DennyZane:Yeni normalimizin ne olacağını kestirmek çok zor. Ancak beklenen, genel olarak insanların karantina süreci bittiğinde bile, toplantı gibi büyük gruplarla bir araya gelme konusunda temkinli olacakları. Herkesin rahatlaması biraz zaman gerektiriyor. Bu gibi sebeplerle toplu taşımanın tekrar hayatımıza girmesi için LA Metro’nun güven kazanması gerekecek.

Ekonomik olarak COVID-19 salgınından en çok zarar gören nüfus ile ekonomik toparlamanın en zor olacağı nüfusun aynı olacağı öngörülebiliyor. Düşük gelirli kesimin salgın sonrası diğer ulaşım biçimlerini kullanma ihtimali eskisinden de az olacak. Bu yüzden planlama ve araştırmalar bu yönde kurulmalı. İki yıl önce LA Metro, otobüs sistemini yeniden tasarlarken küresel bir salgını hesaba kalması gerekmiyordu. Ancak DennyZane’in görüşü, COVID-19 ’dan sonra yapılacak değişikliklerin bölgenin demografik yapısına uyması gerektiği yönünde. Ayrıca toplu taşıma planlaması yapılırken, halkın toplu taşıma kullanma yönündeki isteksizliğinin de hesaba katılması gerektiğini belirtiyor.

Bilim insanları, küresel pandemilerin potansiyel olarak yıkıcı etkilerini düşünerek hem halk sağlığı uygulamalarını hem de acil durum hazırlık durumunu kamu politikalarımızı ve altyapımızı hesaba katarak yeniden düşünülmesi gerektiğini belirtiyor. Kentsel hareketlilik konusundaki konuşmalara halk sağlığının eklenmesi, ortaya konacak şeyleri nasıl etkileyebilir?

GloriaOhland: İlginç bir geçiş döneminde geçiyoruz. Değişikliklerin yavaş, rasyonel ve dikkatli bir şekilde yapılması gerektiğine inanıyorum.

DennyZane: Bir konuda uyarı yapmak istiyorum. Uber ve Lyft piyasaya ilk çıktıklarında, bu yeni paylaşım ekonomisi ile her şeyin nasıl iyiye dönüşeceği hakkında tanıtımlar yapmıştı. Otomobillerimizi, bisikletlerimizi vs. paylaşacaktık. Ancak bu şirketler, taksilerin daha verimli bir versiyonu olarak karşımıza çıktı. Paylaşımı mümkün kılmaya yönelik bu platformlar, insanın bu faaliyetlerin ekonomik yararını tekeline almasını sağladı. Paylaşımı arttırmadı hatta taksi şirketlerini arttırdı.

GloriaOhland: 2014 Uber, LyfgtiAirBnB gibi ortak kullanım platformlarının yükseliş yılıydı ve bu şirketlerin bulunduğu bir konferansa katılmıştık.  1970’lerdeki hippi yıllarıma dönmüş gibi hissetmiştim. Paylaşılan araçların yollardaki araç miktarını azaltacağına inanıyordum. Ancak sorular sorular bu şirketlerin trafik, hava kirliliği, sera gazı ve şoförler üzerindeki etkileri üzerine yoğunlaştıkça aslında durumun uzaktan göründüğünü gibi olmadığını farkettim.

MoveLA olarak toplu taşıma planlamacılarının, konut ile toplu taşıma bağlantılarına halk sağlığını entegre etmesini konusunda neler düşünüyorsunuz?

DennyZane: Bilemiyorum, ulaşımımızın çoğunu araba, bisiklet, yürüyüş gibi bireysel araçlarla sağlıyoruz. Ancak düşük gelir grubu bireylerin bundan sonra bireysel ulaşım araçlarını karşılamaması mümkün Bu yüzden toplu taşıma türünde onlara seçenekler sunmalıyız. Güvenli yolculuk sağlanması için dikkat edilmesi gerekiyor.

GloriaOhland:Önceden ayrı olan tüm birimler salgın krizi ile bir araya geliyor. Ulaşım, konut, barınma, iletişim gibi her şeyin birbiriyle entegre olması bundan sonra daha önemli olacak.

MoveLA yetkilileri, ekonomik toparlanma sağlandıktan sonraki inşaat yöntemleri ile ilgili ise politika hedeflerinin yeniden salgın fikri ile ele alınması gerektiğini ve özellikle ekonomik konut bölgeleri oluşturulması gerektiğini söylüyor. Kamu tesislerinde temizliğin öneminin kesinlikle artacağı, tıbbi malzemeler konusundaki üretimlerin artacağını belirtiyor. Ancak tüm alanlarda 1,5 metre uzakta durma kurallarının getirileceği gibi varsayımlara inanmıyorlar. Salgın durumunun geçici olacağını ve tedavi ile aşıların bulunmasıyla insanların korkusunun azalacağını söylüyorlar.

 

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.