Dokuzuncu gezegen karadelik olabilir

dokuzuncu gezegen karadelik

Karadelik bir gezegen büyüklüğünde olabilir mi? Mümkün. Yeni yayınlanan hipotezde araştırmacılar, Güneş Sisteminde böyle bir gezegen varsa bunun nasıl tespit edilebileceğine dair bir öneri sunuyor.

Harvard Bilim Profesörü Avi Loeb ve Harvard lisans öğrencisi Amir Siraj yayınladıkları makale oldukça ses getirdi. The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayınlanan “LSST ile Dış Güneş Sisteminde Kara Delikleri Arama” isimli makalede, yeni bir hipotez ortaya koydu.

Neptün’ün yörüngesinin ötesinde, Kuiper Kemeri Nesneleri kümesi (KBO), yeterli kütleye sahip bazı kütleler tarafından yer çekimi yardımıyla kümelenir. Bu sistemin açıklamalarından biri de Gezegen 9 Hipotezi’dir. Ancak bu gezegeni bulmak neredeyse imkansızdır ve bu yüzden varsayım olarak kalır.

Gezegen 9 Hipotezi

Önceden yapılan çalışmalarda, sıra dışı yörüngeleriyle Kuiper Kuşağı Nesneleri kümesi için başka açıklamalar ortaya koyulmuştu. “Buzlu malzeme diski (disc of icy material) bu açıklamalardan biriydi. Başka bir çalışmaysa, KBO’ların kolektif kitlesinden kendilerinin sorumlu olduğunu öne sürmüştü.

Bazı araştırmacılar, sıra dışı yörüngeleriyle Kuiper Kuşağı Nesneleri kümesi için başka açıklamalar yaptılar. Buzlu bir malzeme diski bir açıklama idi. Başka bir çalışma, KBO’ların kolektif kitlesinin kendilerinin sorumlu olduğunu öne sürdü.

Yeni yayınlanan makalede, Harvardlı araştırmacılar bölgeler ilkel bir kara deliğin gizlendiği öne sürüyor.

Yıldız kara deliklerini duymaya alışkınız. Bu sistemler, devasa bir yıldızın ömrünün sonuna ulaşmasının ve kütle çekimsel olarak çökmesinin sonucudur. İlkel kara delikler ise çok daha küçük olabilir. Büyük Patlama’dan sonra oluşan yoğunluk dalgalanmaları nedeniyle oluşan ilkel kara delikleri herhangi bir progenitör yıldız olmadan oluşmuşlardır.  

KBO’ların olağandışı yörüngelerinin nedeni olarak ilkel karadelik öneren ilk kişi Loeb ve Siraj değil. Ancak sundukları hipotezin ilgi çekici tarafı, ilkel karadeliğin varlığını keşfedebileceğimizi söylemiş olmaları.

LSST: Mekan ve Zamanın Eski Araştırması

Araştırmacılardan Amir Siraj, yaptığı basın açıklamasında, “Karadeliğin yakınında, ona yaklaşan küçük cisimler, yıldızlararası ortamdan kara deliğe gazın arka plan birikmesinden ısınmanın bir sonucu olarak eriyecek” diyerek açıkladı. Eridikten sonra, küçük cisimler kara delik tarafından gelgit bozulmasına, ardından gelgit olarak bozulan cisimden kara deliğe biriktirilir.  Harvard Bilim Profesörü Avi Loeb ise kara delikler kendinden karanlık olduğu için, karadeliğe giderken önemli olanın radyasyonun bu karanlık ortamı aydınlatması olduğunu söyledi.

Araştırmacılar makalede, Gezegen Dokuz Hipotezi eğer karadelikse, Oort bulutundan küçük cisimler tarafından güçlendirilen kısa toplanma alevleri nedeniyle varlığının yılda birkaç kez LSST (Legacy Survey of Space and Time) araştırması sayesinde keşfedilebildiğini yazdı.

Nerede olduğunu bilmiyorsanız nasıl izlersiniz?

Vera C. Rubin Gözlemevi ve LSST bu evrede devreye giriyor.

LSST (Legacy Survey of Space and Time – Mekan ve Zamanın Eski Araştırması) güney gökyüzünü tekrar tekrar haritalamak için yapılan 10 yıllık bir görevdir. Geniş alan lensiyle her üç gecede bir güney gökyüzünü inceleyecek olan görevde, gözlemler bir dizi astronomik, astrofizik ve kozmolojik soruya değinecek.

Bu hipotezin doğruluğu kanıtlamak için LSST görevinin kullanılacak olmasının en önemli nedeni de geniş alanı tarayacak olması. LSST, tüm gökyüzünü kaplayan ve geçici işaret fişekleri arayan geniş bir görüş alanına sahiptir. Küçük karadeliğin ne sıklıkta veya ne zaman parlayacağını bilmediğimiz için tüm detayları tarayan bir gözlemci araştırmayı kolaylaştırabilir.

Dışarıda ilkel karadelik olduğu ortaya çıkarsa, kendi Güneş Sistemimiz için pek çok hipotezin açıklanması için oldukça ses getireceği düşünülüyor.

Merve Şimşek
Merve Şimşek, 1996 yılı Muğla doğumludur. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki mimarlık eğitimini 2019 yılında tamamladı. Eğitimi sırasında mimari ofislerde gerçekleştirdiği staj çalışmalarına ek olarak Natura ve YAPI dergilerinin editör ekibinde yer aldı. Halen Natura Dergi’nin editörlüğünü yürütüyor. Mimari, sanat, edebiyata ek olarak teknoloji ve bilim konularına ilgi duyuyor. İngilizce ve İspanyolca biliyor.